6 Eylül 2011 Salı

ağırlık artır


ben eğer küresel bir yatırımcı olsaydım elbette önceliğimi kendi yatırımlarıma verirdim.
mesela dört tane büyük bankayı birden devreye sokar, türkiye için ağırlık artır derdim. birazcık yabancı payını artırırdım. yatırımcıları borsaya çekerdim.
sonra fırtına  öncesi sessizliği yaşadığımız şu riskli günlerde bir nebze olsun malı devrederdim….

değerli yatırımcı dostlarım, dikkatli olunuz. acele etmeyiniz.bu endeks henüz 40 binli rakamların tadını doya doya çıkarmadı. sabırlı davranarak ve paniğe kapılmadan yatırım stratejilerini belirleyelim.

yalancı bahara hemen aldanmayalım. 

2 Eylül 2011 Cuma

yabancı payı ağustos son durum

görüldüğü gibi tablo iç açıcı değil. yabancı son düşüşlerin hiçbirisini alım fırsatı olarak görmemişe ve pozisyon açmamışa benziyor.



ilk önce grafiğimize bakalım ve 01 ağustos-01 eylül arası değişimlerimiz nasıl olmuş inceleyelim. yerli payı artarken (son düşüşleri alım fırsatı olarak görmüş) yabancı payının önce azalıp sonra da yataya bağladığına (azalış çöküş sırasındaki satışlardan) bağladığını görüyoruz. demek ki yabancıya göre henüz dip seviyelerde sayılmayız.








 şimdi bir de yukarıdaki grafiğin dayanak noktası olan verilere göz atalım. burada da sayısal bilgileri açık bir şekilde inceleyebiliriz.








bir defa şunu da peşinen belirteyim. yabancı pılını pırtısını toplayıp, ülkeyi  terk etmiş değil. sadece riskli sayılan hisse senedi piyasasından büyük bir çıkış sonrası yine türkiye sınırları içinde kalarak çok daha güvenli tahvil piyasalarını girmişlerdir. yani para aslında buradadır. bu da gelişmekte olan bir ülke sayılan türkiye'ye itimat edildiğini gösterir. şu da var ki yabancılar henüz riskli varlıklar için iştahını kabartmamışlar ki, girişler gerçekleşmemiştir.



sermaye artırımlarında son durum

aşağıdaki tabloda genel bir görünüm elde etmiş oluyoruz.


türkiye'nin en değerli markaları

brand finance'in çalışması tamamlanmış. buna göre ilk 10 şirket ve marka değerlerini biz de burada belirtelim...


citi: ağırlık artır & imkb

imkb sanırım bayram tatili sırasındaki dış piyasalarda sürdüğünü burada aktardığımız bahar havasından faydalanmaya çalışıyor. ya da acısını çıkarıyor diyelim.
tabi bunda citi'nin türk hisse senetleri için ağırlık artır tavsiyesi de etkili oluyor.
bakalım, keyfini sürecek mi? şu anda +%2,00-2,50 lerde seyrediyor.
ama şunu da unutmadan ilave edelim. abd tarım dışı istihdam verilerinin beklenenden daha kötü gelmesi beklentisi asya ve avrupa piyasalarında görünümü aşağı doğru çevirdi, yükselişler durdu. belirtmekte fayda var...

faiz indirimi ve ecb

faizler indirildiği sürece resesyon kaygısı ön planda demektir. tüketim canlandırılmaya çalışılıyordur, enflasyon riski ya yoktur ya da göz ardı ediliyordur. zaten durgunluğun söz konu olduğu bir piyasada enflasyondan değil, deflasyondan (talep yaratmak için fiyatların gerilemesi) bahsedebiliriz.
peki stagflasyon (durgunluk ile enflasyonun aynı anda yaşandığı durum ) riski sıfır mı? değil. zaten en kötüsü de bu olurdu herhalde...
düşünsenize tüm merkez bankalarının önceliği fiyat istikrarını sağlamakken, ekonomik canlanmayı gerçekleştirmek için faiz oranlarını silah olarak kullanıyorsunuz ama ekonomiyi canlandıramadığınız gibi fiyat istikrarını da yitiriyorsunuz. oh, oh... suyundan da koy.

neyse, biliyorsunuz avrupa merkez bankası (ecb) sürekli yeni bir faiz artırımı sinyali veriyordu. bakalım şimdi ne yapacak. sakın artırım beklerken indirime gitmesin? elbette nu elindeki politikaların durumuyla ilgili.
ama şunu da biliyoruz ki likidite gelişmiş ülkelerde bir faiz artırımı yaptığında derhal gelişmekte olan ülkeleri terk eder, oraya hücum eder, borsalar düşer, mevduatlar artardı. şimdi gelişmiş ülke bankalarına olan güvne yerle bir. imf'nin hazırladığı rapora göre elinde irlanda, belçika, portekiz, yunanistan gibi yağmur duasına çıkar gibi kredi duasına çıkan ülke tahvillerini elinde bulunduran euro bölgesi'nin riski 200 milyar euro. buyrun, buradan yakın.
bir de fiaz indirimi gerçekleşirse, bu riski hiç almazlar.
bu da gelişmekte olan ve de güven veren ülkelere yarar. sıcak para akışı hızlanır.

1 Eylül 2011 Perşembe

soru: bedelsiz beklentili hisselere aralık ayı gibi girmek gerekir diye bir klasik düşünce var, doğru buluyor musunuz?

aralık ayında kıpırdanmalar başlar şeklindeki basit tespitin temeli şuna dayanıyor: firmalar genelde yılın ilk çeyreğinden itibaren olağan genel kurul toplantılarını yaparlar ve bu toplantılarda sermaye artırımı kararı alınacağı beklentisiyle hisseler hareketlenir.
o yüzden hangi hisse ne zaman genel kurul yapacak, hangi aylarda hareketlenmeye başlamış (fiyat grafiğini inceleyebilirsiniz) küçük bir inceleme ile beklenti öncesi pozisyon alarak, beklenti gerçekleşmeden yani toplantı öncesi hisseden çıkan yatırımcıların kar elde ettiği gözlenmemiş değil.
zira firmalar genelde olağan genel kurul'da sermaye artırımı açıklamak yerine kayıtlı sermaye tavanına dahillerse konjoktürün uygun olduğu bir zaman diliminde yönetim kurulu kararıyla, kayıtlı sermaye tavanı'na dahil değilse genel kurulu daha sonra olağanüstü toplantıya çağırarak yapmayı tercih ederler.
hatta genel kurul tarihlerinden iki üç hafta önce genel kurul gündemi bir liste halinde kap'a duyurulur. burada yazan maddeler dışında hiçbir karar görüşülmez. o yüzden pozisyonları genel kurul öncesi değil de, bu gündem maddeleri açıklanmadan önce kapatan uyanık yatırımcılar da harekete geçerler.

elbette tamamen suç sayılan içeriden bilgi almak (insider trading) vasıtasıyla bazı şeyleri bilmiyorsanız bu durumda genel kurulda bir sermaye artırımı olmayacağı yahut da olacağı şeklinde kesin hüküm bildirmeniz de doğru değildir. her ikisi de olabilir zira...
biz sadece deneyim, gözlem ve mantıklı olanı bulmaya çalışıyoruz.

petkm

bakınız türkiye'nin petro kimya alanındaki dışa bağımlılığını azaltmak için (cari açıkla mücadele çerçevesinde) şu anki petkim'in büyüklüğünde yan tesisler kurarak ve kapasite artırarak bu konuda ürün çeşitliliğini artırmayı düşündüklerini söylüyorlar.
2020 yılı için büyük bir hedef konmuş.
tabi bu bir analiz değil ama çok uzun vadeli stratejilerde takip edilmemesi ve gözlenmemesi gereken firmalardan biri midir şimdi bu firma?
bence değildir.

faiz

daha düne kadar faiz artırarak sıcak parayı kendinden uzak tutmaya çalışan gelişmekte olan ülkeler nasıl oluyor da birer birer tüm ısınma ihtimalini göze alarak faiz indirim kararı uyguluyorlar?
brezilya da, %12,5 olan gösterge faizini %12'ye düşürmüş.
zannediyorlar ki merkez bankası kendi icat ediyor şu an uyguladığı politikaları. herkes birbirine göbekten bağlı halbuki.
gelişmekte olan ülkeler faiz indirmeye başlıyorsa demek ki durgunluk korkusu baş gösteriyor, halk tasarruf yapmak şöyle dursun harcamaya yönlendiriliyordur.

borsada şans faktörü

salt şansına güvenerek işlem yapan yatırımcıların yok olup gittiğini söylememe gerek var mı?
çünkü şans insanın yüzüne bir kaç defa gülse de daha sonra verdiklerini alarak her şeyi kendi lehine telafi etmesini bilir.
zaten borsa yalnızca şans üzerine kurulu olsaydı ben derhal terk ederdim bu alanı. şanssız biri olduğumdan değil, şansıma güvenerek geleceğimi ipotek altına almak istemediğimden...

bakınız küresel borsalarda ufak çaplı da olsa bir bahar havası yaşanıyor ama biz ramazan bayramı tatili dolayısıyla kapalıyız. hani küçük bir rüzgar da olsa arkamıza alabilirdik. trade imkanı sağlardı.
mesela 6 günlük küresel çöküş süresince biz bayram tatilinde olabilir, tüm piyasalar ilk şoku üzerinden attığında mesaiye henüz başlıyor olabilirdik. panik satışları bu denli olur muydu?
işte bu iki faktör de birer şans unsuru.

mesela gsray geçen sene o kadar kötü bir performans sergiledi ki, zamanında kupasını evine götürdüğü uefa'ya bile katılma şansı elde edemedi. eğer bu olsaydı klüp bilanço ve genel durumunu uefa kriterlerine göre ayarlaması gerekiyordu, bazı kararlar önceden alınabilirdi. ama şimdi bunun için bir yılı daha var. yatırımcılar açısından bir şanssızlık örneği daha.
haa, geçen sene şampiyon gsray olsaydı belki şu an şike kapsamında başı belada olan klüplerden biri olacaktı ve en azından şimdilik bu kadar rahat hareket edemeyecekti. bakın sizin için şanssızlık olan bir klüp için nasıl şans kapısı. bu sene belki bu kaostan şampiyon olarak çıkacak.

doğrudur, şans da bir nebze etkiler tercihlerimiz. ama sabır şanssızlığın önümüze koyduğu olumsuzluklara gideren antibiyotik özelliğindedir. durum aleyhteyken lehe çevirilebilir. önemli olan usanıp, pes etmemek.

gözünüz ana trendde olsun...